HaberlerSöyleşiTarih & Kent Belleği

Hatıralar: İbrahim Yüncü

İbrahim Yüncü: “Alsancak’a kravat takılmadan gidilmezdi”

1950’lerin İzmir’ine dair anılar, sonraki dönüşüme dair ipuçlarıyla dolu. Bu kez Giritli bir ailenin oğlu olarak Köprü’de büyümüş, ardından Alsancak’ın sosyal hayatına tanık olmuş İbrahim Yüncü anlatıyor anılarını…

Girit’ten İzmir’e gelen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, İzmir’in çok kültürlü ve renkli şehir hayatına tanık olan Yüncü, kentin insanıyla, yapıları ve kültürüyle nasıl dönüştüğünü anıları yoluyla anlatıyor. Köprü’deki aile evleri, tüccar terzi olan babasının Fevzipaşa Bulvarı’ndaki atölyesi, ilk gençlik yıllarının Alsancak’ı, denizin içinde ve kenarında geçen hikâyeler, ahşap iskeleler, deniz banyoları şehrin kültürel hafızasına da yeni kapılar aralıyor. İzmirliler onu İkiçeşmelik’te Agora Eczanesi’nin sahibi olarak biliyor olabilir. Belki de “Pazartesi Mektupları” ile tanış olmuşsunuzdur…