Doğa, Çevre & TarımHaberlerKent & Yaşam

İktidarın Hayalleri, Yarımadanın Kaybedecekleri

Çeşme turizm projesinde İktidarın hayalleri, Yarımada’nın kaybedecekleri

Eskiden köyler yamaçlara yapılırmış, bugün de birçok köyün yamaçlarda olduğunu görüyoruz. Düzdeki verimli topraklar ise tarım faaliyetlerine, üretime ayrılırmış… Şimdi ise ne mümkün, her geçen gün kent çevresi betona gömülüyor.

Tarım yapılabilecek alanlar imara açılıyor, sonrası villalar da villalar… Bir de emsal konusu var, betoncu bir başkan geliyor ve onun aldığı yanlış bir karardan geri dönülemiyor. Emsal gösterilerek çok katlı yapılaşma habis bir ur gibi her yanı sarıyor.

Önce yol sonra beton

Tabii ki gelişmenin önüne set çekmek istemiyoruz ama gelişmeyi kontrol etmeyi de beceremiyoruz gibi geliyor bana….

Önce yol açıyoruz, ardından kalabalıklar o yolun daveti ile akın akın geliyor.

Gelenlerin istek listesi de oldukça kalabalık olduğu için, beton işleri başlıyor. Turizmi bilen elin oğlu bırakın yeni yapıyı eski yapıların restorasyonunu bile çok ayrıntılı kurallara bağlamışken, biz yıllardır el değmemiş değerlerimizi acımasız bir hoyratlıkla tarumar ediyoruz.

Örnek Alaçatı… Birkaç yılda onlarca butik otel açılmadı mı? Bazıları tabii ki havuzlu(!)… Köyün bütün sokaklarına İstanbul menülü kafeler açıldı. Öylesine ki masaların arasından insan geçemez oldu. Yaya trafiği tıkandı… Benim anlamadığım o hengamenin içinde masalarda şık şıkırdım oturup, tepesinden ne yediğine bakanların olduğu bir ortamda yemek yiyenlerin neyin keyfini vardıkları?

Bizim kıyılara yakın adaların neredeyse tamamını gezdim. Bizimkilerde yaşananlara hiç rastlamadım. Çünkü adalarda yaşayanlar turistin nasıl bir ortam istediğini biliyorlar. Şimdi başımıza bir de “Çeşme Turizm Projesi” çıktı iyi mi?