İzmir Depreme Dirençli Kent Olacak
İzmir depreme dirençli kent olacak
İzmir’de yakın zamanda düzenlenen İzmir Afet Planı Deprem Hazırlık ve Dirençlilik Çalışmaları Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Jeolog, Deniz Jeolojisi Uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, İzmir’in Türkiye’ye örnek olabileceğini söyleyerek, “İzmir’e bir bilim insanı olarak bir görev gösteriyorum. Yalvarıyorum. Bütün Türkiye’ye örnek olun. Depremin vurduğu bir zamanda çıkın ortaya. ‘Depreme dirençli İzmir yaratacağız’ derseniz bütün Anadolu peşinizden gelecektir. Bunu İstanbul’a 23 senedir bağırdık maalesef İstanbul’u daha hazırlayamadık” dedi.
Kente yapılan bu çağrıya sadece yerel yönetim yöneticilerinin değil bütün İzmirlilerin sahip çıkması ve elini taşın altına koyması gerekli… İzmirlileri bekleyen en büyük görev ise belediyenin depreme dirençli kent planını denetlemek ve destek olmak… Hatta biraz ileri gidersek, “Depreme Dirençli Mahalle Komiteleri” kurmak da alınacak önlemlerin başında geliyor. Büyükşehir belediyesinin bu komitelerin kurulmasında önderlik etmesi de düşünülmeli…
Şimdi gelin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Türkiye’ye örnek olması beklenen “Depreme Dirençli Kent İzmir” için yaptığı açıklamalara bir göz atalım… Başkan Soyer özetle şunları söylüyor…
İzmir’de doğal afetlerin etkilerini en aza indirmek için yapılan çalışmalar
İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin ardından İzmirlilerin yaşadıkları kentte, yaşadıkları binalarda kendilerini güvende hissetmeleri için Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerini başlattık. Bütünleşik bir bakış açısı ile çalışıyoruz. İzmir’de yürütülen çalışmaların diğer kentlere de model olacağına inanıyoruz. Deprem ardından en büyük önceliğimiz İzmir’i dirençli bir kent haline getirmekti. Bunun için ivedilikle depremsellik araştırması ve zemin davranış modelinin çıkartılması için çalışmalara başladık. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, ODTÜ ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, yapı envanteri çalışması için İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile protokol imzaladık.
Diri faylar haritalandırılıyor
Yüksek risk taşıyan kentimizin depremselliği bugüne kadar hiç çalışılmamıştı. Üç proje kapsamında bütünlüklü bir bakış açısıyla kentimizi gelecekte etkisine alacak tıbbı jeolojiden taşkına heyelandan sıvılaşmaya kadar hepsini bir arada belirlemiş olacağız. 10 üniversiteden 43 bilim insanı ve 18 uzman mühendis ile diri fay hatlarını haritalandırıyoruz. Kenti etkileme riski taşıyan deniz ve karadaki fay hatlarını incelemek ve tsunami tehlikesini modellemek için başlatılan çalışmalar sayesinde İzmir’in depremselliği ile ilgili somut ve net bilgilere ulaşılacak. İzmir’de 100 kilometre yarıçapında belirlenen alan üzerindeki Aydın ve Manisa illerinin de bir kısmını alacak şekilde tüm diri fayların haritalandırılacağı çalışmayla, İzmir’in gelecekteki afet güvenli mekansal planlama ve yapılaşma yol haritası belirlenecek. Bu çalışma 2021 yılında başladı; 2024 yılında tamamlanacak.
Zemin araştırması da sürüyor
Fayların incelendiği depremsellik araştırması sürerken zemin yapısı ile zemin davranış özelliklerinin modellenmesi de Bornova’dan başlatıldı. İlçede 50 bin metrelik sondaj kuyuları açıldı. Deprem dalgalarının hareketini anlamak amacıyla bin 565 noktada ölçüm yapılıyor. Çalışmalar tamamlandığında ilçedeki her türlü afet riski göz önüne alınarak yerleşime uygunluğu değerlendirilecek. Proje kapsamında Bayraklı, Bornova ve Konak sınırları içerisinde toplam 12 bin hektarlık alanda mikrobölgeleme etüt çalışmaları yürütülüyor. Zeminin bir deprem etkisinde nasıl bir davranış gösterdiğini modellemiş olacağız. Kent merkezini 4 etap halinde hızla tamamlayacağız.
İzmir’deki yapılar inceleniyor
Kent merkezindeki yapıların çoğunluğun deprem direnci düşük. Yapılaşmanın yüzde 12’si 1998 sonrası deprem mevzuatına göre yapılaşmış durumda. Mevcut yapı stoku envanterini çıkartmak için çalışmalara başladık. Binanın sağlamlığı için kimlik kartları çıkarıyoruz. Depremden öncelikle etkilenen Bayraklı’da 31 bin 146 yapı incelendi. Bornova’da çalışmalara başladık. Ekipler, 62 bin yapının incelenmesi için çalışmalara yoğun şekilde devam ediyor. Bu yıl Eylül ayında tamamlanacak. Projeyi İzmir’in tamamındaki 903 bin 803 yapıya yaygınlaştıracağız.
Afet yönetimine ilişkin eylem planı
2020- 2024 Stratejik Planımızın ilk adımlarından biri Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı’nın kurulması oldu. Depremden 10 gün gibi kısa bir süre sonra da “İzmir Depremi Ortak Akıl Buluşması” düzenledik. Bu buluşmada üniversiteler, belediyeler, meslek odalarından tüm paydaşlarımızla bin katılımcı bir araya geldi. 15 konu başlığında deprem her boyutuyla değerlendirildi ve çözüm önerileri geliştirildi. Uzman bilim insanlarının içinde yer aldığı Afet Bilim Kurulu oluşturduk.18 Kasım’da bir araya gelerek ilgili uzmanların görüş ve önerilerini aldık. Kentimizdeki öncelikli projeleri katılımcı anlayışla belirledik. Deprem çalışmaları için İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinden 200 milyon lira kaynak ayırdık.
Bütünleşik Afet Master Planı hazırlıyoruz
Elde ettiğimiz tüm bu veriler ile kentimizi her türlü afet tehlike ve risklerini bütünleşik olarak değerlendirmiş olacağız. Yapı ve zemine yönelik kendi kaynaklarımızla yürüttüğümüz tüm bu risk azaltma çalışmalarımızı birbiri ile entegre ederek Bütünleşik Afet Master Planı’nı hazırlayacağız. Risk azaltma eylemlerindeki kurumsal sorumluluklarımızı ortaya koymuş olacağız. Böylece kentimizin yapı zemin etkileşiminden kaynaklı risklerine dayalı mekansal önceliklerimizi belirleyerek kırılgan alanlarımızda gerekli önlemleri önceden alacağız. Tüm bilimsel verileri bir araya getireceğiz ve en sonunda kentin yerleşime uygunluk haritasını üreteceğiz.
Şehrimizin jeolojik durumuna dair çalışmalar, yerüstüne dair yürüttüğümüz bu programlarla birleştiğinde, İzmir’in meskun alanlarının yeni dağılışı ortaya çıkacak. Bu yeni dağılımın tarifinde, dört ana kırmızı çizgimiz var. Fay hatları, yumuşak zeminli tarım alanları, dere yatakları ve doğal alanlar. Geleceğin İzmir’ini bu kırmızı çizgilerin arasında güvenle nefes alıp veren bir yuva olarak tasarlıyoruz.
Tüm bu bütünleşik afet risk azaltma bakış açımızla doğamızla uyumlu afet güvenliğini esas alan kentleşme stratejimizle dirençliliğimizi artıracağız.
Yapı ve Zemin Laboratuvarı
Türkiye’nin en kapsamlı yapı ve zemin laboratuvarını kurduk. Çiğli’deki Egeşehir Laboratuvarı, gerek deprem ve zemin gerekse yapı araştırmalarında ihtiyaç duyulan deney ve analizlerin uluslararası standartlarda yapılabilmesi için önem taşıyor. 7 Eylül 2021 yılında kurduk.
İzmir’i planlarken depremsellik olgusunu gözettik
2014 yılında yürürlüğe giren yasa ile 30 ilçe 1 milyon 200 bin hektar alanda hizmet veriyoruz. Üst ölçekli plan çalışmalarımızı tamamladık. Sakınılacak ve korunacak alanlar belirlendi. Korunacak alanımız yüzde 85’lik bir oranda. 11 merkez ilçemiz var. Bu ilçelerde yeni gelişim alanları önermedik. Merkez çevresini çevreleyen alanlar orman ve tarım alanı olarak belirlendi. Gelişme alanlarımız ise kuzeyde Çiğli –Menemen aksı, doğuda Kemalpaşa, güneyde Torbalı, batıda Urla Bademler aksı olarak belirlendi. Ekolojik koridorlar üzerinde tarımsal alanları da bir sit alanı olarak kabul ettik. 1/25000 ölçekli planlarımızda Afete Yönelik Plan hükümleri belirledik. Taşkın riski, sıvılaşma riski olan alanlarda yapılaşmaya açılamayacak alanlar için plan hükümleri belirledik. Yapı hakkı olsa bile sıvılaşma riskli alanlarda veya yapı yasaklı alanlarda plan değişikliği yapılması ve bu alanların yapı yasaklı alan olmasını hükme bağladık. Kentsel yeşil alanlarda toplanma alanları belirledik.
6 noktada kentsel dönüşüm
Kentimizde 6 bölgede yüzde yüz uzlaşı, yerinde ve belediye garantörlüğü ilkeleriyle kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor. Uzundere, Ballıkuyu, Çiğli Güzeltepe, Gaziemir, Örnekköy ile Ege Mahallesi’nde toplam 6 bölgede 248 hektarlık alanda çalışmalar devam ediyor.
4 bölgede de yapım aşamaları yürütülüyor. Her dönüşüm alanında iletişim ofisi açarak süreç hakkında doğru bilgi almasını sağlıyoruz. Alan bazında proje yapıyoruz. Belediyemiz şirketi İZBETON’U yapım işine dahil ederek süreci hızlandırdık. Belediyemiz tüm hak sahiplerine kira ödemesi yapıyor. Ya da geçici iskan imkanı sağlıyoruz. İmalatın her aşamasında belediyemiz teknik personeli kontrollük hizmetlerini yürütüyor.
Halk Konut Modeli
Sosyal belediyecilik ilkesiyle Türkiye’ye örnek bir model olan Halk Konut projesini hayata geçirdik. Kamu gücünü kullanarak, müteahhit karını ortadan kaldırarak yurttaşlarımızı kendi evlerinin müteahhidi haline getirdik. Bayraklı’da 21 kooperatife teknik danışmanlık, müşavirlik hizmeti veriyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin tam kapasitesiyle vatandaşlarımızın en uygun koşullarda kendi evlerini yapmasına imkan yaratıyoruz.
Acil İzmir Uygulaması
Bilişim çalışmaları afet durumunda çok önemli. Kurum içinde kullandığımız telsiz sistemi. 26 tane telsiz istasyonumuz bulunuyor. Türkiye’de sadece belediyede kaynakları ile yürütülen tek sistemdir. Yüzde 90’lık bir kapsama alanına sahiptir.
Wizmirnet Türkiye’nin en büyük ücretsiz internet ağıdır. 520 lokasyonda hizmet veriyor. 700 bin kullanıcısı var kayıtlı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendisine ait 1000 kilometrelik bir fiber altyapımız var ve biz yönetiyoruz. Büyük İzmir depreminde yıkımdan sonra iletişimin kopmamasını bu sistem sayesinde sağladık.
Acil İzmir uygulamamız depremden kısa bir süre hayata geçirdik ve Türkiye’nin ilk deprem uygulaması. Enkaz altında kalırsanız mobil cihanızla Acil İzmir uygulamasına giriliyor. Konum bilgisi arama kurtarma ekiplerine iletiliyor. Acil İzmir ile birçok canı kurtarabileceğimizi düşünüyoruz.
Yapay zekayla çalışan Whatsapp’a enkaz altındayım bölümünü ekledik.
Yapılan tüm çalışmaların verildiği “yardım haritası” isimli bir site hazırladık. Giden tırların nereye gittiği, bir kira bir yuva verileri gibi çalışmalarımızı aktarıyoruz buradan.
Arama kurtarma hizmetleri
İtfaiye Daire Başkanlığımız Türkiye Acil Müdahale Planı çerçevesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Acil Eylem Planı’nı çıkardı. En önemli konu hayat kurtarmak. Arama kurtarma müdahale çalışmalarını hızlı yürütmek ve afetlere hazırlıklı olmak. Zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme arama kurtarmanın en önemli etkenlerinden biri. Bu depremlerde bir yangınla karşılaştık. İkincil afetler afetlerin sonrasında geliyor ve bunlara hazırlıklı olmalıyız. Bir koordinasyon kurulumuz var. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, ilçe belediyeler ve bürokratlarımızdan oluşan. İlk 3 dakika içinde müdahale edecek şekilde ekiplerimiz hazır.
Yeni çalışmalar ve projeler
Yapılara ücretsiz hızlı tarama hizmeti
Bugüne kadar İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak ilçeler ölçeğinde çıkarılan yapı envanterini tüm kente yayıyoruz. Bundan sonra, İzmir’in hangi ilçesinde olursa olsun başvuran her vatandaşımıza binalarının deprem karnesini çıkarmak için ücretsiz destek olmaya başlıyoruz. Her İzmirli, belediyemize başvurarak depremle ilgili hızlı tarama hizmetinden yararlanabilecek.
Şehrin imar planlamasını anayasal güvence altına almalıyız
İzmir’in 50 yıllık gelişme planını ortaya koyabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimizi afetlere karşı mekansal olarak hazırlamanın yanı sıra mevzuat açısından da kapsamlı bir hazırlık yapılıyor. Bunların bir kısmını önümüzde aylarda belediye meclisinde görüşülecek. Diğerlerini ise merkezi hükümetten talep ettiklerimiz. Her şeyden önce, imar affının önünde anayasal bir engel tesis edilmesi gerekiyor. Tüm imar ve ruhsatlandırma mevzuatını altüst eden bu düzenleme ehliyetine hiçbir hükümetin sahip olmaması gerekiyor. Bu nedenle, milyonlarca insanımızın canını korumak adına şehrin imar planlamasını anayasal güvence altına alınması gerekiyor. Uzmanlığı, eğitimi olmayan kişilere müteahhit unvanının verilmesini derhal engellemek zorundayız.
Şehirlerimizi bir grup müteahhitin değil, halkımızın menfaatleri için inşa etmek hükümetin asli görevi olmalı..
Deprem felakette değil her an hatırlanmalı
Hükümetin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı eliyle yerel yönetimlere müdahale eden, imar planları yapan taraf olmasını doğru bulmuyoruz. Hükümetin yerel yönetimler adına icraat yapmak yerine, kural ve kanun koyucu, düzenleyici ve bu zor süreçleri maddi açıdan destekleyici görevler üstlenmesini bekliyoruz. Ülkemizdeki eski yapı stokunun yenilenmesi için vatandaşların ve yerel yönetimlerin hibeler ve özel kredi kaynaklarıyla kavuşturulması olmazsa olmaz. Dolayısıyla merkezi hükümet yama üretmek yerine, topyekûn yenileyici bir bakış açısıyla şehirlerimize yaklaşmalı. Dahası, depremlerle yaşamak ve afetlerden korunmak bir ders haline gelmeli ve tüm okullarda okutulmalı. Deprem gerçeği sadece felaketin ardından değil, yaşamımızın her anında hatırlanmalı.
Mahalle deprem gönüllüleri projesi
Mahalle deprem gönüllüleri projemizle 12 bin kişiyi hedefliyoruz. Mahallesindeki komşusunu kurtaracak teknik bilgiyi bu kişilere öğreteceğiz. Bilgilen, hazırlan ve yardım et diyerek bu projemizi 1 Mart itibariyle başlıyoruz.
Sosyal yardımlar
Kadınlar, gençler, engelliler, çocuklar, mültecilerle ilgili afete hazırlık konusunda eğitim çalışmalarımız sürüyor. Mobil mutfağımız var bununla birlikte mobil fırın alımı da yapacağız. Düzenli bir şekilde depo çadırı, barınma çadırı, yemek çadırı alımı yaparak kapasitemizi artıracağız. Depremde sadece depremzedelerin değil personelin, gönüllülerin de barınması ve beslenmesi konusunda tedbir alınması gerektiğini de gördük. Bu konuda da çalışmalarımıza başladık. Merkez lojistik deposunun inşasına başlıyoruz. Kuzey ve güney aksında afet depoları oluşturacağız. Bu depoların her türlü malzeme ile hazır ve dolu olmasını sağlamaya çalışıyoruz. İzmir’in kuzey aksında ikinci bir aşevinin açılması için de hazırlıklara başladık.
Yeni teknolojiler
Yeni bir mobil uygulama yayınlayacağız. Afet durumlarında halkımız bir kere kayıt olduktan sonra hızlıca 520 lokasyondan internete erişebilecek. Kendi altyapımızı halka açıyoruz. Uygulama içinde mesajlaşma uygulaması var. Sevdiklerinizle, yakınlarınızla bu şekilde iletişim sağlayabileceksiniz.
Güneş enerjili wifi ünitesi geliştirdik. Çanta şeklinde istediğimiz yere koyduğumuzda istediğimiz noktadan interneti verebiliyor olacağız.
Elektrik kesintilerinden etkilenmemesi için güneş enerjili mobil jeneratörümüz var. Bunu Hatay’da kullanıyoruz. Bunların sayısını artıracağız.
Akıllı ihbar sistemimizi şehre monte edeceğiz. Tüm şehri izleyeceğiz ve bir afet durumunda hizmete sokacağız.
Uygulaması olmayan kişiler için 4 milyon 100 bin kişinin telefon kullanıcısı olduğunu biliyor ve sms atıyoruz. 20 dakika içinde bu smsler herkese ulaşıyor. SMS ulaştığında iki tane link görülüyor. Bu linklerden biri enkaz altındayım, bir tanesi güvendeyim. Enkaz altında kaç kişinin olduğunun tespit etmiş olacağız. Bunu yeni geliştirdik.
Afet portalı geliştiriyoruz. Acil İzmir ile birlikte çalışıp birçok özelliği içinde barındırıyor. Koordinasyonun sağlanması, sahra hastanelerine, yemek alanlarına ulaşılması, enkaz çalışmalarının başladığı yerlerin gösterilmesi gibi.

