Ekonomi & İş DünyasıGündem & ToplumHaberler

Bir Seçim Değerlendirmesi

BİR SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ

ENFLASYON BATAĞINDAKİ TÜRKİYE

Karpuzun iyisi tok ses verir diye, tezgahın başında şap şap vuranlar, ne kadar başarılı seçim yapar dersiniz? Oysa ki bir bilene sormuşlar,

“Dibi sarı, sapı kuru olsun. Çatlak izleri ve sarı lekeleri bol olsun. İri değil orta boy, yuvarlak ve ağır olsun” demiş.

Karpuz seçerken bile iyisi için beş-altı kriter varken, ülkeyi yöneteceklerin becerilerini sorup, sorgulamadan oy verilmesini nasıl değerlendireceğiz.

Gelin, bir bakalım…

KAZANAN VE KAYBEDENLER

Seçim bazı bölgelerde toplu oy kullanımları dışında olaysız geçti. Gerginlik bekleyenler de vardı ama Avrupa demokrasilerine nispet yaparcasına yüzde 90’lara yaklaşan katılımın yaşandığı seçim sakin geçti. Sonuçlar da muhalefet tarafından olgunlukla karşılandı. Hoş muhalefet kazansaydı aynı olgunluk iktidar taraftarlarını kızdıracak mıydı pek bilinmez. Muhalefet taraftarları sadece üzülmekle yetindiler. Muhalif kanadın sandıklara sahip çıkamadığı söylentileri ortada dolaşsa da bu konu yetkililer tarafından ıslak imzalı tutanakların tamamına ulaştıkları şeklinde yanıtlandı.

Sürprizlerle dolu

En büyük sürprizi MHP yaptı. Yüzde 5 bile alamayacağı varsayılan parti, içinden çıkan ve sağda birinci parti olma hevesindeki İYİ partiyi de geçerek yüzde 10 oy aldı ve seçimin en büyük kazananlarından biri oldu. Büyük Birlik Partisi (BBP) partisi ve Yeniden Refah Partisi (YRP) de beklenen oy oranının üzerinde sonuç aldı. Her parti milliyetçiliğe soyunurken, cumhur ittifakına dahil olan partiler milyonlarca göçmenin korumacılığını yaparak milliyetçiliklerini kanıtladı.

İYİ parti, liderinin birinci parti olma hayallerini bu seçimde suya düşürdü. Merkez partisi olarak konumlanmak isteyen İYİ parti ekonomi kadrolarındaki iyi isimlerle öne çıkmasına rağmen, seçmen nezdinde oturmamış kimliği ile MHP’nin de arkasında kalarak aldığı 5.272.482 oy ile dördüncü parti oldu. Yani milliyetçi seçmenin dahi birinci partisi olmayı başaramadı.

HDP, yola devam ettiği Yeşil Sol ile önemli oy kaybına uğradı. Üstelik seçmen sayısı artmış, 5 milyona yakın genç oy kullanmış ama Türkiye partisi olma iddiasında olan parti yaklaşık 1 milyon oy eksik alarak ancak 62 milletvekili çıkarabildi.

Üçüncü yol, yolda kaldı

Zafer ve Memleket partileri mecliste temsil edilmek için yeterli oya ulaşamadı. Sosyal medyada popüler olan iki parti sandıkta umduğunu bulamamış olmalarına karşın toplamda aldıkları yüzde 3 oy oranı özellikle merkezde siyaset yapmaya çalışanlar için hala tehlike arz ediyor.

Hayal kırıklığı

HDP’nin Kürt yoğunluklu seçim çevrelerinde aldığı oylar, Türk milliyetçiliği kadar Kürt milliyetçiliğinin de seçmen nezdinde güçlü bir eğilime sahip olduğunu gösteriyor. Oy ve milletvekili kayıpları çoğunlukla büyük metropollerde yaşandı. “Biz oy bize, bir oy Kemal’e” kampanya söyleminin de her iki partiye “Evet” basılmasıyla çok sayıda iptal oyuna neden olduğu da düşünülüyor. Seçimlerde bu tarz söylemlerin seçmenin eğitim düzeyinin çok iyi ölçülerek kullanılması lazım.

Kaybeden CHP

Bu arada MHP, İYİ Parti ve Zafer Partisinin toplamda 11.972.261 oy alması, CHP’nin başarısızlığının da bir göstergesi. CHP bu seçimde aldığı 13.791.299 oy ile ikinci parti ama belirsizlikler de var. Son anda cumhur ittifakına katılan YRP’nin aldığı 1.529.119 oy dikkate alındığında seçime CHP çatısı altında giren DEVA-Gelecek ve Saadet partilerinin toplamda en az 2,8 milyon oy aldıkları tahminlenirse CHP’nin oyu 11 milyona düşer ki bu da parti için büyük bir düş kırıklığıdır.

Bir başka varsayım 35 milletvekilini CHP listelerinden kazanan bu sağ parti seçmenlerinin CHP’ye oy vermeme alışkanlıklarını sürdürdükleridir. CHP’nin %23-25 kemik oyunun olduğu da bu varsayımı güçlendiriyor. Dolayısıyla millet ittifakının barış teması bir işe yaramamış, masa bileşenleri CHP’ye kazandırmak bir yana dursun, kaybettirmiş gibi görünüyor.

Sosyalistlerin yükselişi

Sosyalistlerin aldığı oyların toplamı da sürpriz olarak kabul edilse de 1 milyondan fazla seçmenin oy verdiği sosyalistler siyasette etkili muhalefete dönüşebilir diye düşünülüyor..

Türkiye İşçi Partisi (TİP), 940 bin 230, Sol Parti (Sol) 78 bin 32, Türkiye Komünist Partisi (TKP) 63 bin 509, Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) 31 bin 928, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) 17 bin 864 oy aldı. Bunlara en az bir bu kadar daha oyum boşa gitmesin diyerek CHP ve Yeşil Sol’a verilenleri eklersek, toplamda 2 milyona yakın sosyalist oy eder ki “Türkiye’de yeni bir çıkış yolu arayan seçmen var” demektir.

Seçmenin bu denli ekonomik sıkıntı altında dahi AKP’yi birinci parti yapması hayli düşündürücüdür. 2 milyona yakın oy kaybetmesine rağmen burada aidiyet faktörü etkili olmuş demektir.

Yaşadığı yüzde 7’lik oy kaybını 2024 yerel seçimlerinde telafi etme gayreti içindeki Ak Parti için bu seçimler ciddi bir uyarı olmuştur.

Kaybedenlerin başında anket şirketleri geliyor

Neredeyse hiçbir anket şirketi seçimlerin sonuçlarını yakalayamadı. İktidara yakın olanlar biraz yakın tahminlerde bulunsa da onlar da hedefi tutturamadılar. Seçim sonuçlarını en yakın tahmin edenin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olması da kamuoyunda merak ve kuşku uyandırdı.

Muhalefete yakın anket firmaları başarısızlıkta tavan yaptı. İktidara muhalif seçmeni değişime inandıran bu firmalar seçim sonrası oluşan moral bozukluğunun da başrol oyuncusu oldular. Önümüzdeki yerel seçimlerde hiçbir siyasi partinin kendisini manipule edecek bu firmalara prim vermeyeceğini düşünüyoruz. Yerel seçimler böyle bir ortamda güvenilmez anketler eşliğinde yapılacak.