Ekonomi & İş DünyasıHaberlerTarih & Kent Belleği

Kökler Filibeliler

Filibe’den İzmir’e ticaret günlüğü

Filibeliler

Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel, Şevket Filibeli’ye Ticaret Bakanlığı teklif etmiş de, aldıkları cevap aynen şöyle olmuş: “Ben ne yalan söyleyebilirim ne de tutamayacağım sözler verebilirim.” Zira gerek Şevket Filibeli, gerek de babası Rahmi Filibeli sadece yaşadıkları kente ve ülkeye yarar sağlama gayreti içinde olmuş. Ticaret ve sanayi dünyasında fiilen bulunmaları, bunun yanında meslek odalarında yine kentleri için mücadele vermeleri hep bundan. Çin’e işlenmemiş pamuk ihracatı yapan ilk kişi Ailenin İzmir’in ticaret ve sanayi gündeminde yer edinişinin tohumları daha Bulgaristan’ın Filibe kentinde atılmış. Şevket Filibeli’nin dedesi Rahmi Bey, Bulgaristan’da iyi bir ticaret adamı olarak tanını- yor. Bakkallıktan hamallığa, iskelelerde kandil yakmaktan bankalar arasında para taşımaya kadar pek çok iş yapan Rahmi Bey’e bir gün beklediği teklif geliyor. Kendisini tanıyan bir tüccar, “Sen ticaretten anlarsın. Sana bir dükkan açalım. Orada un sat” deyince, hem Rahmi Bey’in, hem de ailenin un ticaretindeki misyonu başlıyor. Bundan sonra iş büyüyecek, Rahmi Bey’in oğlu unculuğu İzmir’e taşıyacak, hatta onun oğlu Şevket Filibeli de bu işe el atacaktı… Şevket Bey’in babası, önce 1800’lerde Rumlar tarafından yapılmış bir değirmeni satın alıyor. Ailenin yakın bir zamanda EBSO, İTO ve İTB’ye verdiği meşhur para kasaları da buradan çıkıyor. Bu kasalar ki, İngiliz yapımı ve insan boyunda. Hani ancak vinçle yerinden kaldırılabilen türden. Tabii bir süre sonra tek bir değirmen yetmiyor. Bugün Şehitler Caddesi’nde metruk bir durumda olan “Birleşik Sanayii Un Fabrikası” işte bu dönemde kuruluyor. Un işi dışında ailenin el attığı başka alanlar da var. Rahmi Bey, bir yandan pamuk ve tütün ihracatı yapıyor. Zaten pamuk ve un işi, uzunca bir dönem ailenin gündeminde kalıyor. Çünkü her ikisini de Rahmi Bey’den sonra, oğlu Şevket Filibeli sür- dürüyor. Örneğin Bayraklı’daki “Altınbaşak Un Fabrikası’nı” ve Adana’daki iki un değirmenini Şevket Bey kurmuş. Gerisini Devlet Filibeli anlatıyor: “Babam, o dönem Balkanlar’ın en büyük değirmen kapasitesine sahipti. İki ihtilal geçirdik. O dönemde askeriyeye un veriyorduk. En büyük parti daima bize aitti. Ben araba ile un dağıtmaya giderdim. Benim damperli kamyon ehliyetim var.”