HaberlerKültür & Sanat

Readymade

Her türlü sınırlayıcı yaklaşımdan sıyrılan çağımız sanatı

Readymade

Bir çağ içinde ortaya konan eserlerden çağın ruhunu yakalamak mümkün. Tıpkı 20. yüzyıla damgasını vurmuş, sanat tarihine ready-made kavramını getirmiş Marchel Duchamp’ın eserleri gibi. Duchamp, yaptığı eserlerle sanat tarihinin zirvesindeydi ve “kavramsal sanat” düşüncesiyle zihinlerde yıkıcı bir etkide bulundu. Onun hazır nesnelerle yaptığı çalışmalar burjuva sanat anlayışına bir karşı çıkıştı.

1917 yılında, Amerika’dayken yaptığı “Fountain” ya da en bilinen adıyla “Pisuvar” ya da “Çeşme”, epey tepki çekmişti. Eser burjuva değerlerine bir saldırı olarak karşılanmıştı. Eser sonradan ready-made “kavramsal sanat” anlayışının yolunu açacaktı.

Duchamp bu eserinde herhangi bir pisuvarı baş aşağı çevirmiş, altına R. Mutt imzasını atmış ve sergilenmesi için New York’ta bir galeriye göndermişti. Elbette sıra dışıydı ve galeri tarafından sergilenmemişti.

Duchamp’ın bakış açısına göre sıradan ve gündelik kullanılan bir nesne sanat nesnesi yapılabilirdi. Bu anlayış, sadece geleneksel heykel anlayışı açısından değil; 20. yüzyılın modern sanat yaklaşımı açısından sıra dışıydı. Duchamp’ın bu asi tavrı, sanat nesnesi olan bir ürünü sergi, jüri, yarışma, ödül gibi sanatın ve sanatçının değerini düşüren piyasa oyunlarına bir karşı çıkıştı.

Günümüzde ise sanat anlayışı değişti. Duchamp’ın Pisuvar’ı 2004 yılında 500 kişiden oluşan sanat uzmanlarınca tüm zamanların en etkileyici eseri seçildi. Duchamp’ın görüşleri öyle benimsendi ki yapıtlarına benzerleri üretildi. O zamanlar böylesine dışlanan böyle bir yaklaşımın, günümüzde modernizmin odaklarından sayılması ve günümüz sanatçılarının yapıtlarında derin izlerinin görülmesi, Duchamp’ın ne denli büyük bir sosyal dönüşüme imza attığının da göstergesidir.

Marcel Duchamp, sanat yapıtı ile gündelik nesneler arasındaki ayrımı ortadan kaldırmaya yönelik, var olan geleneksel kalıpları kabul etmeyen, deneysel ve araştırmacı bir sistem yaratmıştı. İlk ready-made Amerika’ya gitmeden önce Paris’te yaptığı bir bisiklet tekerleği ve bir tabure ile iki nesneden oluşan ‘Bisiklet Tekerleği’ (Bicycle Wheel) adlı çalışmadır. Ready-made bir nesne (tabure, tekerlek) sanat yapıtının bir öğesine dönüşmüş oluyordu. Artık sanat için biçim sorunu yoktu, bir işlev sorunu vardı. Duchamp’ın bu tavrı Kavramsal Sanat’ın başlangıcını belirledi.

Yani bu anlayışla sanatçı eserini yaratırken kullandığı malzemeye (nesne) sihirli bir değnek gibi dokunmuş, nesnenin içeriğine düşünce kattığı bir sanat eserine dönüştürmüştür.

Sıradan bir obje sanatçının onu değerlendirmesiyle bambaşka anlamlara bürünüp sanat eserine dönüşmüştür. Duchamp, müzeye pisuar koymak suretiyle sanat kurumlarıyla dalga geçme cesaretini göstermiştir. Artık sanat nesnesi göze hitap eden estetik ve seyirlik bir öğe olmaktan çıkmış düşünsel bir alana yönelmiştir.

Duchamp’ın ready-made kavramını ortaya atması ile kavramsal sanat hareketi de başlamış oldu. 1917 yılında reddedilen eser için (Çeşme, 1917) yazılan savunma ile somut bir hal almıştır. Anonim olarak gönderilen bu savunmanın Duchamp tarafından yazıldığı düşünülmektedir. Böylece bir savunma metni ile eser sanat tarihinde yerini aldı. Duchamp “Bay Mutt” imzası ile bu eserde kullanacağı nesneleri seçmiş, hayatın sıradan bir nesnesini almış, işlevselliğini değiştirmiş, ona yeni bir anlam yüklemiş oluyordu.