Ekonomi & İş DünyasıGezi & RotaKöşe Yazıları

Kazara turist

Bu kez Kafekariyer’de eski dostum Mustafa Aydın ile sohbet ettik. Kendisi uzun yıllar İngilizce öğretmenliği yaptı ve tam şu sıralar, kariyerinde ve yaşamında çok önemli bir değişiklik gerçekleştiriyor.

Sevgili Mustafa, aslında bir kariyer söyleşisi yaptığımıza göre öncelikle mesleğinden söz edelim istiyorum. O zaman ilk soru gelsin:

Öğretmenlik mesleğini neden seçtin?

Kendimi bildim bileli araştırmayı çok severim. O nedenle okulda öğrenciyken de ders için değil, öğrenmek için çalışırdım. Branşlarında çok iyi konu anlatan öğretmenlerim de o sıralar benim gözümde film yıldızları gibiydi.

O zaman belki sen de bir tür “yıldız” olmayı istedin. Peki, neden İngilizce öğretmenliğini tercih ettin?

İngilizceye çok küçük yaşlarda merak sarmıştım. Dolayısıyla İngilizce öğretmenlerim benim rol modelim oldular. Onlara bakarak, örnek alarak iyi bir eğitimci olma kararı aldım. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü insanların en saf halleri çocukluk ve gençliktir. Yüzlercesiyle bir arada olmak büyük bir şans oldu benim için aslında.

Severek yaptığın öğretmenliğin seni zorlayan yanları neler oldu?

Mesleğimin başlarında önce yabancı dil kurslarında, sonra da özel okullarda çalıştım. Özel okullardaki olağan üstü çalışma temposu beni gerçekten zorladı. Okullarına bir ticarethane olarak bakan patronlarım oldu. Eğitimden anlamayıp öğretmenleri birer meta olarak görenlerle de karşılaştım. Bunlar ne yazık ki çok yanlış ve öğretmenliği keyifli olmaktan çıkartıyor. Okullarda öğretmen, eğitmen ve yöneticilerin en iyi şekilde belirlenmesi gerekir. Aksi halde okullar var olamazlar.

Tüm yaşamını değiştirecek bir karar aldın ve onun için de yoğun bir hazırlık içinde olduğunu biliyorum. Bu konuyu biraz anlatır mısın?

Daha önce de belirttiğim gibi yıllarca özel okullarda çalıştım ama biliyorsunuz ülkemizde emeğimizin karşılığını almak ve zamanı geldiğinde de rahat koşullarda bir emeklilik imkanına sahip olmak çok zor… Bunun üzerinde düşündüm ve yaşamımdaki kısır döngüyü kırıp sonunda yıllardır istediğim şeyi yapmaya karar verdim. Yani artık bir tür dünya turu yaparak yaşayacağım.

Heyecan verici ama aynı zamanda da zor bir karar… Bu nasıl oldu?

Eskiden hayalini kurduğum bir şeydi tabii ama bu kararda özel okullardaki düşük maaş ,İstanbul’da kiraların çok artması ve bu ülkede yaşamanın son derece zorlaşmış olması çok etkili oldu. Kısa süren bir evliliğin ardından şu anda bekar olmam da bu karar almamı kolaylaştırdı diyebilirim.

Yaşadığın zorluklar sana hayallerini hatırlatmış ve cesaretini ortaya çıkartmış diye anlıyorum doğru mu?

Evet… Gerçekten de öyle oldu… Mühim olan planlar yapıp cesurca verdiğiniz kararın arkasında olmak. Cesur olan ve risk alan insanlar hayallerini gerçekleştirir. Buna, yaşınızın küçük olması ya da büyük olması engel olmamalı. Belki de hayatın en güzel yanı, ne kadar uzun yaşayacağımızı bilmemek… Bu bir sürpriz.

Peki, gideceğin ülkelerde yaşamını nasıl sürdüreceksin? Yani parasal bir birikimin var mı?

Bunun için de ilk etapta çalışarak gezmeyi yeğledim. Bu konuda araştırmalar yaparken ve çeşitli temaslarda bulunurken, Uzak Doğuda bir eğitim ajansından teklif geldi.

Öğretmenlik teklifi mi?

O ülkedeki yabancı öğretmenlerin eğitimi sorunlarını takip ve gelişimlerinden sorumlu müdürlük teklifi aldım.

Dünyanın bir başka yerinde eğitim alanında, kendi yetkinliklerini ve burada edindiğin tecrübeleri ortaya koyabileceğin bir iş teklifi alarak yola çıkıyorsun. Bu harika… Sanırım bu süreçte YouTube kanalını da aktif olarak kullanacaksın değil mi?

Evet. Sonuçta dünyanın çeşitli yerlerini gezeceğim. Konuşmayı, öğretmeyi esasen paylaşmayı seviyorum. O nedenle de sosyal medyayı kullanarak herkesle gittiğim yerlerdeki izlenimlerimi paylaşabilirim diye düşündüm. “Şartlar beni turist yaptı”dan yola çıkarak “Kazara Turist ”diye bir YouTube kanalı açtım. Instagram’da da aynı adlı hesabı kullanıyorum. 15 eylülde yola çıkıyorum. Eğitimin hep içindeyim ayrıca online derslerim kaldığı yerden devam edecek

Merak edenler için sana şunları da sormak istiyorum; Neden öncelikle Uzak doğuyu tercih ettin?

Uzak doğu her şeyden önce egzotik geliyor bana. Avrupayı gördüm. İngiltere’ye defalarca gittim Hatta orada İngilizce özel dersler bile verdim. Her ne kadar son dönemde mülteci akınına da uğrasak, aslında Türkiye’nin bir yanı hala Avrupalı… Orada olup Türkiye’de olmayan hiçbir şey yok. O nedenle Avrupa bana cazip gelmiyor. Dünya turuna başlayacaksam Uzak Doğudan olmalı diye düşündüm. Egzotik ve farklı kültürler yemekler ,sanatlar… Uzak Doğudaki ülkeleri bitirince Avustralya, Yeni Zelanda, Antarktika, Güney Amerika’ya geçip oradan Kanada’ya kadar gideceğim. Hedefim bu dünyayı gezmek… Bir yere yerleşmek değil aslında ama ilk etapta çalışarak ve para kazanarak gezmek, benim için en uygunu…

Senden ilham alarak yurt dışına gitmek isteyenler için neler önerirsin?

Uzak Doğu ülkelerine giden YouTuber’ları takip ediyordum. Orada dikkatimi çeken bu ülkelerde de Türkler, girişimciler vardı. Ben de oradaki İngilizce öğretmenlerini sosyal medyadan buldum. İletişim kurarak öğrenmek istediklerimi sordum. Onların da bana çeşitli önerileri oldu. Ben buradayken teklif aldığım için şanslıyım. Aslında öğretmenlik için sizin orada olmanız gerekiyor.Ajanslar ihtiyaç dahilinde önceden sisteme kayıtlı olan kişilere iş teklifi sunuyorlar. Ben de iş veren bir ajansta çalışacağım. Laf aramızda fırsatım olursa, Türk öğretmenler ile ilgili pozitif ayrımcılık yapmayı da planlıyorum doğrusu.

Keşke ülkemizde elde ettiğin kazançlarla istediğini yapabilseydin ve yaz aylarında bu hedefini gerçekleştirebilseydin… Ama son dönemde ülkemizdeki nitelikli insanlar genci yaşlısı o kadar çok yurt dışı hayali kuruyorlar ki; bu çok üzücü ve düşündürücü…

Ben emeklilik yaşı yaklaşmış olan birisiyim. Yıllarca gençlere eğitim öğretim hizmeti verdim. Şimdi de hayalimin peşindeyim ama online olarak yapacağım paylaşımlarla da bilgiler aktarmaya devam edeceğim… Maalesef ülkemizden insanlarımız ayrılıyorlar. Bu gerçek beni de çok üzüyor. Nereye gidersek gidelim memleketimizi geri plana itmemeyi ve ülkemize insanımıza elimizden geldiğince hizmet etmeye devam etmeliyiz.

Mustafa, umarım her şey gönlünce olur. Anlaşılan o ki; mühendisler, doktorlardan sonra, öğretmenlerimiz de yurt dışına gidiyor… Diyecek söz kalmadı artık…

Sevgiyle kalın…